muamele
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Arapça معاملة (muˁāmala(t), “karşılıklı iş yapma, işlem, alış veriş”) sözcüğünden. Bu sözcük Arapça عمل (ˁamala, “işledi, yaptı”) fiilinin mufāˁala(t) vezninde masdarıdır.
Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]muamele (belirtme hâli muameleyi, çoğulu muameleler)
- (etik) davranış
- Bana karşı olan muamelesini beğenmedim.
- Yol, yöntem
- Bu adam muamele bilmiyor.
- işlem
- Okul muamelelerini ailesiyle yapanlara yan gözle bakar, kendi işimi kendim yapabildiğim için gururlanırdım. .— 1996, Aygül YAPICI, “Mutfağımın Tavanı”, Öküz, 12. sayı, s. 12
- (kimya) işlem
- (ticaret) alışveriş
- Borsada bugün muamele olmadı.
- (argo, fahişelik) Cinsel ilişki
- Kimse Sebahat'ın muamelesinden kuşkulanmamıştı. Zira ekibin üçte ikisi belsoğukluğuna yakalandı.— 2004, Ahmet BÜKE, İzmir Postası'nın Adamları, Kanat Yayınları, s. 123
Çekimleme
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Kubbealtı Lugatı'nda "MUAMELE :"
- Nişanyan Sözlük'te: muamele.
- Aktunç, Hulki (2001). Büyük Argo Sözlüğü, YKY, İstanbul. ISBN 975-363-864-7