İçeriğe atla

kaste

Vikisözlük sitesinden

Estonca

[düzenle]

[kas·te]

kaste

  1. (meteoroloji) çiy, şebnem, jale
  2. (yiyecekler) salça, sos, akıt

Fince

[düzenle]

[kas·te]

kaste

  1. (meteoroloji) çiy, şebnem, jale

Norveççe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

kaste

  1. atmak, fırlatmak
    Eş anlamlılar: slenge
     Han kastet kofferten på sofaen. — Çantayı koltuğa fırlattı.
  2. bırakmak, düşürmek, dökmek
    Eş anlamlılar: slippe
     Trærne har kastet bladene. — Ağaçlar yapraklarını döktü.
  3. hızlıca hareket etmek veya bir şeyi hızlıca hareket ettirmek
     Han kastet plutselig hodet bakover og lo. — Birden başını çevirip güldü.
  4. atmak, elden çıkarmak
    Eş anlamlılar: skrote
     Han kaster sjelden noe. — Nadiren bir şeyleri atar.
  5. oluşturmak, düşmek/düşürmek, yansıtmak
     Fjellet kastet en lang skygge over dalen. — Dağın uzun gölgesi vadiye düştü.
  6. (dikkatini, bakışını vs.) yönlendirmek, dikkati belli bir şeye çekmek
     Hun kastet et blikk på meg. — Bana bir bakış attı.
  7. birini veya bir şeyi zorla bir yere koymak
     De kastet ham i fengsel. — Onu hapse attılar.
  8. (hayvanlar için) düşük yapmak veya ölü yavru doğurmak
    Eş anlamlılar: abortere (insanlar için), spontanabortere (tıbbî ifade, insanlar için), ha en spontanabort
     Stress kan føre til at dyr kaster. — Stres, hayvanların düşük yapmasına sebep olabilir.

Çekimleme

[düzenle]

Türetilmiş sözcükler

[düzenle]

İfadeler

[düzenle]