İçeriğe atla

kadife

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]
Arapça

kadife (belirtme hâli kadifeyi, çoğulu kadifeler)

  1. (kumaş) üzeyi belirli uzunlukta bırakılmış ham madde lifleriyle kaplı, parlak, yumuşak kumaş; velur
    • Kadifeye benzer dokumalı pahalı kumaştan paltolarını omuzlarına atmışlar. - C. Külebi
  2. kadife çiçeği.
    • Sözgelişi, düzayak avluya açılan sundurmada dizili saksıları gösterdi mi, hemen, fesleğenleri, kadifeleri, hanımeli ve ortancaları sulardı.
      — Fahri ERDİNÇ, 2006, Acı Lokma, s. 67, Yordam Kitap

Ön ad

[düzenle]

kadife (karşılaştırma daha kadife, üstünlük en kadife)

(ön ad): Kadifeden yapılmış bir giysi.
  1. Bu kumaştan yapılmış.
    • Kadife bir mahfazayı usulcacık karısının yastığının altına koydu." - Ercüment Ekrem Talu.


Deyimler

[düzenle]

alçacık boylu kadife donlu, kadife gibi, kadife kaplı demir yumruk olmak

Deyimler

[düzenle]

kadife çiçeği, kadife devrim, kadife elli, topkadife

Kaynakça

[düzenle]

Türk Dil Kurumuna göre "kadife" maddesi

Çeviriler

[düzenle]


Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]