gevrek
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Ad
[düzenle]gevrek (belirtme hâli gevreği, çoğulu gevrekler) gevrek -ği
- ağzın içinde kolayca parçalanıp dağılacak biçimde hazırlanmış bir çörek türü
- (halk ağzı) (İzmir ağzı) simit
- Hüseyin Emin YENER Urla Cennet İken, sayfa 54 , Moyes Yayıncılık
- "Bir sabah gevrek almaya gittiğinde, biri en iyi gevrek satılacak mahallelere kimin gideceğini söyleyip reislik yapmaya kalktı."
- Hüseyin Emin YENER Urla Cennet İken, sayfa 54 , Moyes Yayıncılık
Sözcük birliktelikleri
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]Ön ad
[düzenle]gevrek (karşılaştırma daha gevrek, üstünlük en gevrek)
- kolayca kırılıp ufalanan
- Bazı taşlar çok gevrek olur.
- Faik'in şişkin ağzından gevrek bir kahkaha boşaldı. - P. Safa
- (malzeme bilimi) kuvvet altında kırılmadan veya kopmadan önce çok az miktarda deformasyon yapan, belirgin bir deformasyon göstermeden bir anda kırılan veya kopan
- Beton gevrek, çelik sünek bir malzemedir.
Karşıt anlamlılar
[düzenle]Sözcük birliktelikleri
[düzenle]Türetilmiş kavramlar
[düzenle]Deyimler
[düzenle]Gagavuzca
[düzenle]Ön ad
[düzenle]gevrek
- gevrek
Köken
[düzenle]- Eski Türkçe kävrä
Kaynakça
[düzenle]- Etymological Dictionaries - Andras Rajki