gelişigüzel
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Ön ad
[düzenle]gelişigüzel (karşılaştırma daha gelişigüzel, üstünlük en gelişigüzel)

- Herhangi bir; rastgele, lalettayin, alelıtlak.
- "Anayasayı rafa kaldırarak keyfî, gelişigüzel sınırlar çizmeye kalkışmak, bu yaygaraları koparanların başlıca özelliğidir." - Necati Cumalı
Belirteç
[düzenle]gelişigüzel
- üstünkörü
- Eski dansları mektepte, yenilerini de bir iki arkadaşının evinde gelişigüzel öğrendiğini anlattı." - Peyami Safa
- Âdet yerini bulsun diye; alelusul.
Çeviriler
[düzenle]belirteç
Çeviriler
[düzenle]ön ad
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "gelişigüzel" maddesi