einen

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Almanca[düzenle]

Söyleniş[düzenle]

Köken[düzenle]

ein/eins kelimelerinden türetilmiştir.

Eylem[düzenle]

einen

  1. birleştirmek, ittifak ettirmek
    Trotz aller Gegensätze einte sie doch die Ablehnung des alten Regimes.
    Bütün ihtilaflara rağmen onları eski rejimi redleri birleştiriyordu.

Eş anlamlılar[düzenle]

Karşıt anlamlılar[düzenle]

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

Sayı[düzenle]

  1. biri („1'i“)
  2. birin („1'in“)
  3. bire („1'e“)

Çekimli ön ad[düzenle]

  1. bir
  2. bir
  3. bir

Tanımlık[düzenle]

  1. Türkçede bazen bir kelimesiyle ifade edilen, genelde karşılığı olmayan belirsiz tanımlık
    Setz dich auf einen Stuhl!
    Bir sandalyeye otur!
    Ich habe einen Mann gesehen.
    (Bir) Adam gördüm.

Kısaltmalar[düzenle]