İçeriğe atla

boyalı

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

boya + -lı

Söyleniş

[düzenle]
  • IPA(anahtar): /bo.jaˈɫɯ/
  • Heceleme: bo‧ya‧lı

Ön ad

[düzenle]

boyalı (karşılaştırma daha boyalı, üstünlük en boyalı)

Boyalı bir resim. (1)
Kırmızıya boyalı korkuluklar. (2)
Boyalı bir yüz. (3)
  1. Boya sürülmüş, boyanmış veya boyaya batırılmış.
    • "Türk evlerinde köşeler ve tavanlar türlü renklerle boyalı oyma tahtalarla süslü idi." - Falih Rıfkı Atay
  2. Belli bir renkte boyanmış olan.
    • Dışı kırmızıya boyalı bir cezaevi arabasındasın.
      — Erdal Öz, 1983, 10. baskı, Yaralısın, s. 36, Can Sanat Yayınları
  3. (kozmetik) makyajlı.
    • "İşte o dakikadan itibaren onun boyalı dudaklarından, yapma sarı saçlarından nefret ediyordum." - Ahmet Hikmet Müftüoğlu


Kaynakça

[düzenle]