boyalı
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Ön ad
[düzenle]boyalı (karşılaştırma daha boyalı, üstünlük en boyalı)



- Boya sürülmüş, boyanmış veya boyaya batırılmış.
- "Türk evlerinde köşeler ve tavanlar türlü renklerle boyalı oyma tahtalarla süslü idi." - Falih Rıfkı Atay
- Belli bir renkte boyanmış olan.
- Dışı kırmızıya boyalı bir cezaevi arabasındasın.— Erdal Öz, 1983, 10. baskı, Yaralısın, s. 36, Can Sanat Yayınları
- (kozmetik) makyajlı.
- "İşte o dakikadan itibaren onun boyalı dudaklarından, yapma sarı saçlarından nefret ediyordum." - Ahmet Hikmet Müftüoğlu