bilen
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Ad
[düzenle]bilen (belirtme hâli bileni, çoğulu bilenler)
- Bir şeyi bilme durumunda olan
Söyleniş
[düzenle]Heceleme
[düzenle]- Heceleme: bi‧len
Karşıt anlamlılar
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]Örnekler
[düzenle]- „Yoksa o, gece saatlerinde secde ederek ve ayakta durarak ibadet eden, ahiretten sakınan ve Rabbinin rahmetini uman gibi midir? De ki: 'Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu ancak akıl sahipleri öğüt alırlar.'“[1]
Türetilmiş kavramlar
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]Türk Dil Kurumuna göre "bilen" maddesi
- ↑ Ahmet Varol. "Kur'ân-ı Kerim » ZUMER » 39/ZUMER-9" (Türkçe). 2014-10-13 tarihinde erişilmiştir.
Eylem
[düzenle]bilen
- bilenmek (eylem) sözcüğünün dilek-emir kipi basit ikinci tekil şahıs olumlu çekimi
Söyleniş
[düzenle]Heceleme
[düzenle]- Heceleme: bi‧len
Karşıt anlamlılar
[düzenle]İsveççe
[düzenle]Ad
[düzenle]bilen
- bil'in belirli hâli
Türkmence
[düzenle]Edat
[düzenle]bilen