able

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Çağatayca[düzenle]

[düzenle]

Anlamlar

[1] Kabarcık, üfürleme
[2] mıh, çivi, kible, ispernemek bir nevi. (?).

İngilizce[düzenle]

Ön ad[düzenle]

Yalın Karşılaştırma Üstünlük
able abler
ablest

Anlamlar

[1] Bir şeyi yapabilmek için yeteneği imkanı veya fırsatı olan, yapabilen
[2] profesyonel, zeki veya yetenekli

Örnekler

[1] "He was able to read Greek."
[1] "I'm busy tomorrow, so I won't be able to see you."
[2] "The dancers were technically very able."

Eş anlamlılar

[2] capable

Türetilmiş kavramlar

-able, ability, ably, enable, disable, unable

Kaynakça

  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.