on

Vikisözlük sitesinden
(10 sayfasından yönlendirildi)
Şuraya atla: kullan, ara
On

Türkçe[düzenle]

Sayı[düzenle]

[1] dokuzdan sonra gelen sayı
[2] güç kaynağı veya açma-kapama düğmesi açık durumda (çoğunlukla elektrikli aletler için)
Türk sayıları sıfatdırlar.

Yazılışlar[düzenle]

اون

Deyimler[düzenle]

on ikiden vurmak
on parmağında on kara
on parmağında on marifet
saat on bir buçuğu çalmak
tasamın on beşi

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "on"

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Atasözleri[düzenle]

Ayın on beşi karanlık, on beşi aydınlıktır
Bir dönüm güzlük on dönüm yazlığa bedeldir
Kasımdan on gün evvel ek, on gün sonra ekme
Misafir on kısmetle gelir; birini yer, dokuzunu bırakır
On beşindeki kız, ya erde gerek ya yerde
On ceviz alsan ikisi çürük çıkar
On para on arslanın ağzında

Azerice[düzenle]

Rakam[düzenle]

[1] on

Çağatayca[düzenle]

Rakam[düzenle]

[1] on

Çekçe[düzenle]

Adıl[düzenle]

[1] (kişi adılları) o

Gagavuzca[düzenle]

Rakam[düzenle]

[1] on

Köken[düzenle]

[1] Eski Türkçe: on

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Karakalpakça[düzenle]

Rakam[düzenle]

[1] on

Kırım Tatarca[düzenle]

Rakam[düzenle]

[1] on

Lehçe[düzenle]

Adıl[düzenle]

[1] o

Hırvatça[düzenle]

Adıl[düzenle]

[1] o

İngilizce[düzenle]

İlgeç[düzenle]

on

[1] bir yüzeyin üzerinde. (yüzeyle fiziksel temas halinde)
[2] bir konum veya yerin genel olarak kapladığı alanın herhangi bir yerinde
[3] kazara temas edildiğini belirtir
[4] üzerine
[5] üzerinde. (aidiyet belirtir)
[6] hakkında (kitap, yazı, oyun vs.)
[7] bir tv, radyo vb. kanalında (yayınlanan)
[8] bir taşıtın içinde. (çoğunlukla otomobilden büyük olanlar için)
[9] günün hangi vakti olduğunu veya günün tarihini belirtirken kullanılır.
[10] bir şeyin gerçekleştiği zamanda.
[11] bir ilacı veya uyuşturucuyu düzenli kullanan.
[12] bir şeyin ücretini, hesabı kimin ödediğini belirtir. ... -den
[13] üzerine eklenmiş, ilave edilmiş.
[14] bir eylemin sürekliliğini belirtir.
[15] çoğunlukla elektrikli bir alet veya güç kaynağının açık, faal durumda olduğunu belirtir.
[16] sahnede. (bir sanatçı, oyuncu vb)
[17] görev veya iş başında
[18] (spor) (kriket oyununda) bacak tarafında

Örnekler[düzenle]

[1] She was lying on the floor.
[2] an internment camp on the island
[2] the house on the corner
[3] He banged his head on a beam.
[4] Put it on the table.
[5] She only had a few pounds on her.
[6] a book on careers
[7] a new show on Channel 4
[8] We got on the train.
[9] reported on September 26
[9] on a very hot evening in July
[10] She was booed on arriving home.
[11] He is on morphine to relieve the pain.
[12] The drinks are on me.
[13] A few pence on the electricity bill is nothing compared with your security.
[14] He drove on.
[15] They always left the lights on.
[17] I am on duty.

Köken[düzenle]

Yunanca: ana

Karakalpakça[düzenle]

Rakam[düzenle]

[1] on

Sırpça[düzenle]

Adıl[düzenle]

[1] o

Özbekçe[düzenle]

Rakam[düzenle]

[1] on

Tatarca[düzenle]

Ön ad[düzenle]

[1] un

Türkmence[düzenle]

Rakam[düzenle]

[1] on

Uygurca[düzenle]

Rakam[düzenle]

[1] on

Şorca[düzenle]

Rakam[düzenle]

[1] on