انف

Vikisözlük sitesinden
Jump to navigation Jump to search

Arapça[düzenle]

Söyleniş[düzenle]

[düzenle]

اَنْفٌ (anfün? (çoğul اَنُوفَ (anūfe))

  1. (anatomi) burun
    [[وكتبنا عليهم ف۪يهٓا ان النفس بالنفسۙ والعين بالعين والانف بالانف والاذن بالاذن والسن بالسنۙ والجروح قصاصۜ فمن تصدق به۪ فهو كفارة لهۜ ومن لم يحكم بمٓا انزل الله فاو۬لٓئك هم الظالمون ﴿٤٥﴾#Arapça|وَكَتَبْنَا عَلَيْهِمْ ف۪يهَٓا اَنَّ النَّفْسَ بِالنَّفْسِۙ وَالْعَيْنَ بِالْعَيْنِ وَالْاَنْفَ بِالْاَنْفِ وَالْاُذُنَ بِالْاُذُنِ وَالسِّنَّ بِالسِّنِّۙ وَالْجُرُوحَ قِصَاصٌۜ فَمَنْ تَصَدَّقَ بِه۪ فَهُوَ كَفَّارَةٌ لَهُۜ وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ ﴿٤٥﴾]]‏
    45. Onda (Tevrat’ta) üzerlerine şunu da yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş kısas edilir. Yaralar da kısasa tabidir. Kim de bu hakkını bağışlar, sadakasına sayarsa o, kendisi için kefaret olur. Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, zalimlerin ta kendileridir.

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

Kaynakça[düzenle]