do
Vikisözlük sitesinden
Konu başlıkları |
[değiştir]
[değiştir]
Ad
[değiştir]
[değiştir]
Ad
- [1] güvercin
[değiştir]
[değiştir]
Eylem
| Zaman | Çekim |
|---|---|
| Mastar | to do |
| Geniş zaman 3. tekil şahıs | does |
| Şimdiki zaman sıfat-fiil | doing |
| Basit geçmiş zaman | did |
| Geçmiş zaman sıfat-fiil | done |
do
- [1] yapmak, etmek.
- [2] (BK)(teklifsiz konuşma) temizlik yapmak.
- [3] bulundurmak, sağlamak.
- [4] bir işi meslek olarak yapmak.
- [5] öğrenmek, ders çalışmak, ders olarak almak.
- [6] icra etmek, sahnelemek.
- [7] (teklifsiz konuşma) (birinin) taklidini yapmak.
- [8] (teklifsiz konuşma) uyuşturucu kullanmak.
- [9] (kaba konuşma) seks yapmak.
- [10] (teklifsiz konuşma) küçük veya büyük tuvaletini yapmak.
- [11] (belirli bir süre) hapis yatmak.
- [12] (teklifsiz konuşma) dayak atmak veya öldürmek.
- [13] işini bitirmek, mahvetmek.
- [14] bir yeri soymak.
- [15] (BK)(teklifsiz konuşma) birini dolandırmak.
- [16] (BK)(teklifsiz konuşma) suçlamak, itham etmek veya suçlu bulmak.
- [1] She knew what she was doing.
- [2] Florrie usually did for the Shermans in the mornings.
- [3] Many hotels don't do single rooms at all.
- [4] What does she do?
- [5] I'm doing English, German and History.
- [11] He did five years for manslaughter.
- [12] One day I will do him.
- [13] Once you falter, you are done.
- [14] Jacqui had been done.
[değiştir]
Yardımcı eylem
do
- [1] Olumsuz cümle veya soru cümlesi oluşturmak için kullanılır.
- [2] cümle sonlarında "değil mi", "di mi" anlamında kullanılır. (tag questions)
- [3] olumsuz emir vermek için kullanılır.
- [4] bahsi geçen bir fiili tekrarlamamak için onun yerine kullanılır.
- [5] bir fiilin anlamını vurgulamak için kullanılır.
- [6] olumlu emir cümlelerinde nazikçe teşvik etmek için kullanılır.
- [7] vurgu vermek için özneden önce kullanılır.
- [1] ''Does he smoke?
- [1] He didn't kill her.
- [2] You write poetry, don't you?
- [3] Don't make me angry.
- [4] He looks better than he did before.
- [5] I do want to act on this.
- [6] do sit down
- [7] Not only did the play close, the theatre closed.
[değiştir]
Ad
| Tekil | Çoğul |
|---|---|
| do | dos veya do's |
do
- [1] (BK)(teklifsiz konuşma) parti, eğlence veya başka herhangi bir sosyal faaliyet.
- [2] hile, üçkağıt.
- [3] sol-fa sistemine göre 1. ve 8. nota, do, C. (veya doh)
- [1] the soccer club Christmas do.
[değiştir]
Kısaltma
- [1] (ticaret) Ditto (Aynı, aynen)
- [2] (teklifsiz konuşma) hairdo (saç modeli)
[değiştir]
[değiştir]
Ad
,
Belirteç
- [1] dün
[değiştir]
[değiştir]
Ad
,
Sıfat
- [1] iki
Kategoriler:
- Türkçe sözcükler
- Ad (Türkçe)
- Ad
- Anlamı olan maddeler
- Frizce sözcükler
- Ad (Frizce)
- İngilizce sözcükler
- Eylem (İngilizce)
- Eylem
- BK ağzı
- Teklifsiz konuşma
- Teklifsiz konuşma (İngilizce)
- Kaba konuşma
- Kaba konuşma (İngilizce)
- Örneği olan maddeler
- Yardımcı eylem (İngilizce)
- Yardımcı eylem
- Ad (İngilizce)
- Kısaltma (İngilizce)
- Kısaltma
- Ticaret
- Ticaret (İngilizce)
- Kürtçe sözcükler
- Ad (Kürtçe)
- Belirteç (Kürtçe)
- Belirteç
- Venedikçe sözcükler
- Ad (Venedikçe)
- Sıfat (Venedikçe)
- Sıfat