tuzlamak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Eylem
[düzenle]tuzlamak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi tuzlar)

- Herhangi bir şeyin üzerine tuz serpmek.
- "Talât Kılıç, limonları soğanın, maydanozun üstüne sıktı, fırtlayan çekirdekleri çatalın ucuyla ve söylene söylene çıkardı, tuzladı, karıştırdı." - Muzaffer Buyrukçu
- Daha fazla dayanması için peynir vb. yiyecekleri tuza yatırmak.
- Deri, et, balık vb.nin çürümemesi veya kokmaması için içine veya arasına bolca tuz dökmek.
- "Etin erken çürümemesi için, kimseye danışmadan tuzladı, işi bitince de ağaların artırdığı etlerden yemeye koyuldu." - Eşref Ayaz
- Yara vb.nin iyileşmesi için üzerine tuz dökmek.
- (halk ağzı, hayvancılık) Keçilerin yalayarak tuz ihtiyacını karşılaması için kayaların üzerine tuz serpmek.
- (halk ağzı) Hastalıklar ondan uzak olsun, kaderi rahmetli babasına benzemesin, diye yeni doğan bebeğin bedenini tuzla ovmak.
- "Ebe, çocuğu tuzladı, göbeğini kesti, iğne ile kulaklarında küpe deliği açtı." - Reşat Enis Aygen
Çeviriler
[düzenle]Eski Türkçe
[düzenle]Bu sözcüğün, biçim ve içerik olarak Vikisözlük standartlarına ulaşması için elden geçirilmesi gerekmektedir.
Madde düzenleme ve Vikisözlük standartları ile ilgili bilgi
Bu sözcükte ayrıca şu sorunlar da bulunmaktadır:
- Bu söz(cük), ait olduğu dilin kullandığı Eski Türkçe alfabesinde yazılmamıştır.
Eylem
[düzenle]- Tuzlamak
Kaynakça
[düzenle]Türk Dil Kurumuna göre "tuzlamak" maddesi