taşlamak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Eylem
[düzenle]taşlamak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi taşlar)
- Taş atmak, taşa tutmak
- Bir şeyin içindeki taşları ayıklamak
- Metal bir parçayı zımpara ile törpüleyerek yuvasına alıştırmak
- Taş döşemek
Köken
[düzenle]Türkmence
[düzenle]Eylem
[düzenle]taşlamak
- Atmak, fırlatmak
- Bırakmak, terketmek.
Kaynakça
[düzenle]- Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.
Çağatayca
[düzenle]Eylem
[düzenle]- Üstü kapalı, iğneleyici söz söylemek.
Çağatayca
[düzenle]Eylem
[düzenle]- Atmak, ihrac etmek
Kaynakça
[düzenle]- KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.
Kaynakça
[düzenle]Türk Dil Kurumuna göre "taşlamak" maddesi