stagger

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

İngilizce[düzenle]

Eylem[düzenle]

stagger

[1] düşecekmiş gibi dengesizce yürümek, yalpalamak
[2] dengesini bozmak

Örnekler[düzenle]

[1] "the treasury staggered from one crisis to the next."
[1] "The drunken man staggered into the room"
[2] "the collision staggered her and she fell."