İçeriğe atla

seyyar

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Ön ad

[düzenle]

seyyar

Seyyar satıcı (1)
Atatürk'ün seyyar yemek takımı (2)
  1. Belli bir yeri olmayan; gezici.
    • Onların başını sokacak, bir gecekonduları var benim o da yok. Otel otel geziyorum. Seyyarım...
      — 2006, Oktay Güzeloğlu, Yüzyılın Dolandırıcısı Selçuk Parsadan, +1 Kitap, s. 98
  2. portatif
    • Amcasına takıldı gözleri; seyyar lambayı avlunun yakınındaki çamaşır iplerinden geçirerek kazanların yakınında bir yerlere ulaştırmaya çalışıyordu.
      — 2013, Semrin ŞAHİN, Güvercinler Zamanı, Alakarga Sanat Yayınları, s. 58

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]