mukaddime
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]mukaddime (belirtme hâli mukaddimeyi, çoğulu mukaddimeler)
- (eskimiş, edebiyat) ön söz
- (eskimiş, zaman) Bir olayın başlangıcı.
- "Babam, 'eti senin, kemiği benim!' mukaddimesiyle beni hocaya emanet ettiğini söyledi." - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Çekimleme
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Kubbealtı Lugatı'nda "MUKADDİME :"