kordon
Görünüm
| Ayrıca bakınız: Kordon |
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Köken
[düzenle]Arapça cordon (“1. kalın örme ip, şerit, 2. tecrit hattı”) sözcüğünden.
Ad
[düzenle]kordon (belirtme hâli kordonu, çoğulu kordonlar)


- (dokuma) Çoğu ipekten yapılmış kalın ip
- On yedi yaşına girince Muzaffer ağabeyim, hünkâr yaveri olmuş, sırma kordonlar takmıştı.— Reşat Nuri GÜNTEKİN, 1966, Damga, s. 17, İnkılâp ve Aka Kitabevleri
- (moda) Saat veya madalyon gibi şeyleri asmaya yarayan çoğunlukla ince zincir
- "Bize defineden pay çıkaracak derken bütün urbamızı, saat kordonumuzu, para cüzdanımızı, yeni potinlerimizi üste verdik." - Hüseyin Rahmi Gürpınar
- (elektrik) İnce tellerden örülen ve özellikle ev araçlarında kullanılan elektrik iletkeni
- Diğer iki kişi de bunu onaylayınca Nigar, içeri girip uzun kordonlu telefonu balkona getirdi.— Ayşe ERBULAK, 2015, Anne Bak Kim Geldi?, s. 17, Labirent Yayınları
- (mobilya) İnce uzun sıralar durumunda yapılmış oymalı duvar veya mobilya süsü
- Teneke ve çinko eşyaların üstüne süs yapmak için kullanılan araç.
- Bir yere girip çıkmayı denetim altına almak için görevlilerden oluşturulan dizi.
- Doğan'ın uzaktan gördüğü kırmızı tulumlu insanların yan yana durarak oluşturduğu kordonu aşan kalabalık aniden yatışıverdi.— Kerem IŞIK, 2025, Öteki Dünya, s. 12, Yapı Kredi Yayınları
- Kıyı şeridi.
- (tıp) göbek bağı
- (coğrafya) kıyı dili
Çekimleme
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "kordon" maddesi
- Nişanyan Sözlük'te: kordon maddesi
Ek Okumalar
[düzenle]- Vikipedi'de kordon