İçeriğe atla

kordon

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: Kordon

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Arapça cordon (1. kalın örme ip, şerit, 2. tecrit hattı) sözcüğünden.

kordon (belirtme hâli kordonu, çoğulu kordonlar)

Kolye kordonu (2)
Telefon kordonu (3)
  1. (dokuma) Çoğu ipekten yapılmış kalın ip
    • On yedi yaşına girince Muzaffer ağabeyim, hünkâr yaveri olmuş, sırma kordonlar takmıştı.
      — Reşat Nuri GÜNTEKİN, 1966, Damga, s. 17, İnkılâp ve Aka Kitabevleri
  2. (moda) Saat veya madalyon gibi şeyleri asmaya yarayan çoğunlukla ince zincir
    • "Bize defineden pay çıkaracak derken bütün urbamızı, saat kordonumuzu, para cüzdanımızı, yeni potinlerimizi üste verdik." - Hüseyin Rahmi Gürpınar
  3. (elektrik) İnce tellerden örülen ve özellikle ev araçlarında kullanılan elektrik iletkeni
    • Diğer iki kişi de bunu onaylayınca Nigar, içeri girip uzun kordonlu telefonu balkona getirdi.
      — Ayşe ERBULAK, 2015, Anne Bak Kim Geldi?, s. 17, Labirent Yayınları
  4. (mobilya) İnce uzun sıralar durumunda yapılmış oymalı duvar veya mobilya süsü
  5. Teneke ve çinko eşyaların üstüne süs yapmak için kullanılan araç.
  6. Bir yere girip çıkmayı denetim altına almak için görevlilerden oluşturulan dizi.
    • Doğan'ın uzaktan gördüğü kırmızı tulumlu insanların yan yana durarak oluşturduğu kordonu aşan kalabalık aniden yatışıverdi.
      — Kerem IŞIK, 2025, Öteki Dünya, s. 12, Yapı Kredi Yayınları
  7. Kıyı şeridi.
  8. (tıp) göbek bağı
  9. (coğrafya) kıyı dili

Çekimleme

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Ek Okumalar

[düzenle]