fayrap
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: fay‧rap
Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]fayrap (belirtme hâli fayrabı, çoğulu fayraplar)
- İstim kazanının buhar oluşturacak biçimde yanması durumu.
- (argo) Herhangi bir şeyi ya da işi hızlandırma.
- Ve emreder gibi konuştu: Toplayın takım taklavatınızı. Bize gidiyoruz. Çalıp söyleyeceğiz. Yahudiler yok. Mussolini anlatılmayacak. Temerküz filan mevzu edilmeyecek. Şarkı söyleyeceğiz, eğleneceğiz. Paranız ne tuttuysa ödeyeceğim. Haydi! Fayrap! Fayrap!— Altay MARTI, 1997, “Zihni Bey”, Öküz, 32. sayı, s. 21
- (argo) Kapı, pencere vb. açma, giysiyi çıkarma.
Çekimleme
[düzenle]Ünlem
[düzenle]fayrap
- (denizcilik) Gemilerde ateşçiye ateşi harlandırmak için verilen komut.
- "Makine dairesinin zırıltısı yükseldi. Bunun ne demek olduğunu anladık. Fayrap! Kazanlara fazla islim gerekir, bittabi ocaklara da fazla ateş ve kömür." - Halikarnas Balıkçısı
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "fayrap" maddesi