İçeriğe atla

esmer

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Arapça أسمر (ˀasmar, koyu renkli (sıfat)) sözcüğünden. Bu sözcük Arapça سمرة (sumra(t), koyu renk, özellikle kahve rengi (isim)) sözcüğünden türetilmiştir.

Söyleniş

[düzenle]

esmer (belirtme hâli esmeri, çoğulu esmerler)

  1. (renkler) siyaha çalan buğday rengi
  2. (renkler) kurşuni renk
    • Sazlı köyü ayaklandığı zaman gökyüzü daha esmerdi ve ayaz insanın yüzünü ısırıyordu. - T. Buğra

Çekimleme

[düzenle]

Ön ad

[düzenle]

esmer (karşılaştırma daha esmer, üstünlük en esmer)

(ön ad): Esmer tenli iki insan. (2)
  1. Esmer renkte olan
    • Esmer yüzünün hafifçe kızardığını, gözlerinin garip bir ışıkla yanmaya başladığını görüyoruz. - E. M. Karakurt
  2. (fizyoloji) Teni ve saçları karaya çalan, koyu buğday rengi olan; karaca, yağız.
    • Bir düğün dansında ayaklarının pırıltısını seyrettiği esmer kızla evlendi. - Halikarnas Balıkçısı

Deyimler

[düzenle]

esmere al bağla, karşısına geç ağla

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

esmer amber, esmer buğday, esmer küf, esmer küfler, esmer su yosunları, esmer şeker, esmer un, barut esmeri

Çeviriler

[düzenle]
ad
ön ad

Kaynakça

[düzenle]
  • Kubbealtı Lugatı'nda "ESMER :"
  • Nişanyan Sözlük'te: esmer.

Gagavuzca

[düzenle]

esmer

  1. esmer

Köken

[düzenle]

Arapça9