esmer
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Arapça أسمر (ˀasmar, “koyu renkli (sıfat)”) sözcüğünden. Bu sözcük Arapça سمرة (sumra(t), “koyu renk, özellikle kahve rengi (isim)”) sözcüğünden türetilmiştir.
Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]esmer (belirtme hâli esmeri, çoğulu esmerler)
- (renkler) siyaha çalan buğday rengi
- (renkler) kurşuni renk
- Sazlı köyü ayaklandığı zaman gökyüzü daha esmerdi ve ayaz insanın yüzünü ısırıyordu. - T. Buğra
Çekimleme
[düzenle]Ön ad
[düzenle]esmer (karşılaştırma daha esmer, üstünlük en esmer)

- Esmer renkte olan
- Esmer yüzünün hafifçe kızardığını, gözlerinin garip bir ışıkla yanmaya başladığını görüyoruz. - E. M. Karakurt
- (fizyoloji) Teni ve saçları karaya çalan, koyu buğday rengi olan; karaca, yağız.
- Bir düğün dansında ayaklarının pırıltısını seyrettiği esmer kızla evlendi. - Halikarnas Balıkçısı
Deyimler
[düzenle]Türetilmiş kavramlar
[düzenle]esmer amber, esmer buğday, esmer küf, esmer küfler, esmer su yosunları, esmer şeker, esmer un, barut esmeri
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]Gagavuzca
[düzenle]Ad
[düzenle]esmer
- esmer