bindirmek
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Eylem
[düzenle]bindirmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi bindirir)


- Bir kimseyi bir şeyin üzerine çıkartmak, oturtmak veya içine yerleştirmek, binmesini sağlamak:
- "Kadınlar çocuklarını bayram yerinde bir salıncağa, bir atlıkarıncaya bindirmişlerdi." - Osman Cemal Kaygılı
- (taşıtlar) Ön tarafından başka bir taşıta çarpmak veya bir yere vurmak
- "Kutay Yabgu onun frene basmasına aldırmadan tam gaz üzerine geldi ve Hakan’ın aracına arkadan bindirdi." - Cenk Kayakuş
- Üzerine koymak:
- "Sahipsiz iyice ... Vergi üstüne vergi bindirmekte Moğol... Say ki kalıcı değil gidici..." - Kemal Tahir
- Birden bastırmak:
- "Hava gide gide karardı, sulu mulu kar bindirdi… Ardından bir rüzgâr." - Fikret Otyam
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "bindirmek" maddesi