İçeriğe atla

bindirmek

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

bindirmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi bindirir)

Adamı otobüse bindiriyorlar (1)
Araba, denizaltıya bindirmiş (2)
  1. Bir kimseyi bir şeyin üzerine çıkartmak, oturtmak veya içine yerleştirmek, binmesini sağlamak:
    • "Kadınlar çocuklarını bayram yerinde bir salıncağa, bir atlıkarıncaya bindirmişlerdi." - Osman Cemal Kaygılı
  2. (taşıtlar) Ön tarafından başka bir taşıta çarpmak veya bir yere vurmak
    • "Kutay Yabgu onun frene basmasına aldırmadan tam gaz üzerine geldi ve Hakan’ın aracına arkadan bindirdi." - Cenk Kayakuş
  3. Üzerine koymak:
    • "Sahipsiz iyice ... Vergi üstüne vergi bindirmekte Moğol... Say ki kalıcı değil gidici..." - Kemal Tahir
  4. Birden bastırmak:
    • "Hava gide gide karardı, sulu mulu kar bindirdi… Ardından bir rüzgâr." - Fikret Otyam

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]