İçeriğe atla

antre

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi آنتره‎ (antre) sözcüğünden devralındı, entrer sözcüğünün dişil geçmiş zaman ortacı Fransızca entrée sözcüğünden, Orta Fransızca entrer sözcüğünden, Eski Fransızca entrer sözcüğünden, Latince intrāre sözcüğünden.

Söyleniş

[düzenle]

antre (belirtme hâli antreyi, çoğulu antreler)

Metronun antresi (1)
Lokantada sunulmuş bir antre. (2)
  1. (mimarlık) giriş.
    • Bu sinema, uzak ve sessiz bir amele mahallesinin sinemasıydı. Uzun bir koridordan girilirdi. Antresinde iki cılız palmiyenin içinde yemyeşil ampuller yanmıştı.
      — 1934, Sait Faik ABASIYANIK, “Sevmek Korkusu”, Varlık, 35. sayı
    • Tarihin nemli, kırılgan, karanlık, soğuk antrelerinde yürümeye başlayan Işık Kutlu takip edildiğini fark etti.
      — 2009, Cem KALENDER, Klan, Kavis Kitap, s. 18
  2. (yiyecekler) başlangıç yemeği

Çekimleme

[düzenle]

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]
  • Kubbealtı Lugatı'nda "ANTRE :"
  • Nişanyan Sözlük'te: antre.