afford

Vikisözlük sitesinden
Jump to navigation Jump to search

İngilizce[düzenle]

Eylem[düzenle]

[1] mali gücü yetmek
[2] sağlamak

Örnekler[düzenle]

[1] "We can afford a holiday this year"
[2] "The tree afforded us shlter from the us"