yıkıntı
Görünüm
Çağatayca
[düzenle]Ad
[düzenle]- Munderisat, harabe, virani
Türkçe
[düzenle]Ad
[düzenle]yıkıntı (belirtme hâli yıkıntıyı, çoğulu yıkıntılar)
- Yıkılma, yıkım, mahvolma
- Yıkılmış yapının ardında kalanlar
- 2021: Orhan PAMUK, 2021, Veba Geceleri, sayfa 136
- "İlk günlerde, ölü çıkmış evlerden alınmış şilteler, battaniyeler, kilimler ve ev eşyasıyla tepeleme doldurulmuş arabalar yüklerini tarihi yıkıntıların, devrik sütunların arkasındaki büyük çukurlara doğru götürürlerken, hırsızlar, arsızlar, budalalar, saldırıp bulaşık eşyaları çalmasınlar diye, vali iki de silahlı muhafız vermişti onlara."
- 2021: Orhan PAMUK, 2021, Veba Geceleri, sayfa 136
Kaynakça
[düzenle]- KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.