tolaz
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Ad
[düzenle]tolaz (belirtme hâli tolazı, çoğulu tolazlar)
- (Diyarbakır, Muğla ağzı) Başıboş, işsiz güçsüz, serseri.
- Bir gün, daha önce hiç görmediğim, kendisi gibi tolaz-peyhas üç kişiyle birlikte yazıhaneye girip, "iki gözüm sen biraz dışarda gez, bu arkadaşlarla işimiz var" demesiyle başka bir meziyetini daha öğrenmiş oldum.— Altay MARTI, 1996, “Pembe Beyaz Vedat”, Öküz, 10. sayı, s. 15
- (mimarlık) (Muğla ağzı) Eskiden yapılmış su kemeri
- (rüzgâr)(Yozgat ağzı) Fırtınanın topladığı toz kümeleri.
- (rüzgâr)(Uşak ağzı) Güçlü yelin savurduğu toz.
- (yiyecekler)(Karaman ağzı) Undan yapılan bulamaç.
- (coğrafya)(Denizli ağzı) İn, mağara vb. nin yarım daire biçiminde tavanı.
- (yiyecekler)(Denizli ağzı) Peynircilerin, loru yaptıktan sonra, artan suyu uzun süre güneşte bekleterek elde ettikleri bir besin maddesi.
Kaynakça
[düzenle]Zazaca
[düzenle]Ad
[düzenle]tolaz e