İçeriğe atla

sonlanmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

sonlanmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi sonlanır)

  1. Sona ermek.

Çekimleme

[düzenle]
sonlanmak eyleminin çekimi
olumlu çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit sonlandım sonlandın sonlandı sonlandık sonlandınız sonlandılar
hikâye sonlandıydım sonlandıydın sonlandıydı sonlandıydık sonlandıydınız sonlandıydılar
rivayet
şart sonlandıysam sonlandıysan sonlandıysa sonlandıysak sonlandıysanız sonlandıysalar
sonlandılarsa
belirsiz geçmiş basit sonlanmışım sonlanmışsın sonlanmış sonlanmışız sonlanmışsınız sonlanmışlar
hikâye sonlanmıştım sonlanmıştın sonlanmıştı sonlanmıştık sonlanmıştınız sonlanmıştılar
rivayet sonlanmışmışım sonlanmışmışsın sonlanmışmış sonlanmışmışız sonlanmışmışsınız sonlanmışmışlar
şart sonlanmışsam sonlanmışsan sonlanmışsa sonlanmışsak sonlanmışsanız sonlanmışsalar
sonlanmışlarsa
geniş basit sonlanırım sonlanırsın sonlanır sonlanırız sonlanırsınız sonlanırlar
hikâye sonlanırdım sonlanırdın sonlanırdı sonlanırdık sonlanırdınız sonlanırdılar
rivayet sonlanırmışım sonlanırmışsın sonlanırmış sonlanırmışız sonlanırmışsınız sonlanırmışlar
şart sonlanırsam sonlanırsan sonlanırsa sonlanırsak sonlanırsanız sonlanırsalar
sonlanırlarsa
şimdiki basit sonlanıyorum sonlanıyorsun sonlanıyor sonlanıyoruz sonlanıyorsunuz sonlanıyorlar
hikâye sonlanıyordum sonlanıyordun sonlanıyordu sonlanıyorduk sonlanıyordunuz sonlanıyordular
rivayet sonlanıyormuşum sonlanıyormuşsun sonlanıyormuş sonlanıyormuşuz sonlanıyormuşsunuz sonlanıyormuşlar
şart sonlanıyorsam sonlanıyorsan sonlanıyorsa sonlanıyorsak sonlanıyorsanız sonlanıyorsalar
sonlanıyorlarsa
gelecek basit sonlanacağım sonlanacaksın sonlanacak sonlanacağız sonlanacaksınız sonlanacaklar
hikâye sonlanacaktım sonlanacaktın sonlanacaktı sonlanacaktık sonlanacaktınız sonlanacaktılar
rivayet sonlanacakmışım sonlanacakmışsın sonlanacakmış sonlanacakmışız sonlanacakmışsınız sonlanacakmışlar
şart sonlanacaksam sonlanacaksan sonlanacaksa sonlanacaksak sonlanacaksanız sonlanacaksalar
sonlanacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit sonlanayım sonlanasın sonlana sonlanalım sonlanasınız sonlanalar
hikâye sonlanaydım sonlanaydın sonlanaydı sonlanaydık sonlanaydınız sonlanaydılar
rivayet sonlanaymışım sonlanaymışsın sonlanaymış sonlanaymışız sonlanaymışsınız sonlanaymışlar
şart
şart basit sonlansam sonlansan sonlansa sonlansak sonlansanız sonlansalar
hikâye sonlansaydım sonlansaydın sonlansaydı sonlansaydık sonlansaydınız sonlansaydılar
rivayet sonlansaymışım sonlansaymışsın sonlansaymış sonlansaymışız sonlansaymışsınız sonlansaymışlar
şart
gereklilik basit sonlanmalıyım sonlanmalısın sonlanmalı sonlanmalıyız sonlanmalısınız sonlanmalılar
hikâye sonlanmalıydım sonlanmalıydın sonlanmalıydı sonlanmalıydık sonlanmalıydınız sonlanmalıydılar
rivayet sonlanmalıymışım sonlanmalıymışsın sonlanmalıymış sonlanmalıymışız sonlanmalıymışsınız sonlanmalıymışlar
şart sonlanmalıysam sonlanmalıysan sonlanmalıysa sonlanmalıysak sonlanmalıysanız sonlanmalıysalar
sonlanmalılarsa
emir basit sonlan sonlansın sonlanın
sonlanınız
sonlansınlar
hikâye
rivayet
şart
olumsuz çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit sonlanmadım sonlanmadın sonlanmadı sonlanmadık sonlanmadınız sonlanmadılar
hikâye sonlanmadıydım sonlanmadıydın sonlanmadıydı sonlanmadıydık sonlanmadıydınız sonlanmadıydılar
rivayet
şart sonlanmadıysam sonlanmadıysan sonlanmadıysa sonlanmadıysak sonlanmadıysanız sonlanmadıysalar
sonlanmadılarsa
belirsiz geçmiş basit sonlanmamışım sonlanmamışsın sonlanmamış sonlanmamışız sonlanmamışsınız sonlanmamışlar
hikâye sonlanmamıştım sonlanmamıştın sonlanmamıştı sonlanmamıştık sonlanmamıştınız sonlanmamıştılar
rivayet sonlanmamışmışım sonlanmamışmışsın sonlanmamışmış sonlanmamışmışız sonlanmamışmışsınız sonlanmamışmışlar
şart sonlanmamışsam sonlanmamışsan sonlanmamışsa sonlanmamışsak sonlanmamışsanız sonlanmamışsalar
sonlanmamışlarsa
geniş basit sonlanmam sonlanmazsın sonlanmaz sonlanmayız sonlanmazsınız sonlanmazlar
hikâye sonlanmazdım sonlanmazdın sonlanmazdı sonlanmazdık sonlanmazdınız sonlanmazdılar
rivayet sonlanmazmışım sonlanmazmışsın sonlanmazmış sonlanmazmışız sonlanmazmışsınız sonlanmazmışlar
şart sonlanmazsam sonlanmazsan sonlanmazsa sonlanmazsak sonlanmazsanız sonlanmazsalar
sonlanmazlarsa
şimdiki basit sonlanmıyorum sonlanmıyorsun sonlanmıyor sonlanmıyoruz sonlanmıyorsunuz sonlanmıyorlar
hikâye sonlanmıyordum sonlanmıyordun sonlanmıyordu sonlanmıyorduk sonlanmıyordunuz sonlanmıyordular
rivayet sonlanmıyormuşum sonlanmıyormuşsun sonlanmıyormuş sonlanmıyormuşuz sonlanmıyormuşsunuz sonlanmıyormuşlar
şart sonlanmıyorsam sonlanmıyorsan sonlanmıyorsa sonlanmıyorsak sonlanmıyorsanız sonlanmıyorsalar
sonlanmıyorlarsa
gelecek basit sonlanmayacağım sonlanmayacaksın sonlanmayacak sonlanmayacağız sonlanmayacaksınız sonlanmayacaklar
hikâye sonlanmayacaktım sonlanmayacaktın sonlanmayacaktı sonlanmayacaktık sonlanmayacaktınız sonlanmayacaktılar
rivayet sonlanmayacakmışım sonlanmayacakmışsın sonlanmayacakmış sonlanmayacakmışız sonlanmayacakmışsınız sonlanmayacakmışlar
şart sonlanmayacaksam sonlanmayacaksan sonlanmayacaksa sonlanmayacaksak sonlanmayacaksanız sonlanmayacaksalar
sonlanmayacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit sonlanmayayım sonlanmayasın sonlanmaya sonlanmayalım sonlanmayasınız sonlanmayalar
hikâye sonlanmayaydım sonlanmayaydın sonlanmayaydı sonlanmayaydık sonlanmayaydınız sonlanmayaydılar
rivayet sonlanmayaymışım sonlanmayaymışsın sonlanmayaymış sonlanmayaymışız sonlanmayaymışsınız sonlanmayaymışlar
şart
şart basit sonlanmasam sonlanmasan sonlanmasa sonlanmasak sonlanmasanız sonlanmasalar
hikâye sonlanmasaydım sonlanmasaydın sonlanmasaydı sonlanmasaydık sonlanmasaydınız sonlanmasaydılar
rivayet sonlanmasaymışım sonlanmasaymışsın sonlanmasaymış sonlanmasaymışız sonlanmasaymışsınız sonlanmasaymışlar
şart
gereklilik basit sonlanmamalıyım sonlanmamalısın sonlanmamalı sonlanmamalıyız sonlanmamalısınız sonlanmamalılar
hikâye sonlanmamalıydım sonlanmamalıydın sonlanmamalıydı sonlanmamalıydık sonlanmamalıydınız sonlanmamalıydılar
rivayet sonlanmamalıymışım sonlanmamalıymışsın sonlanmamalıymış sonlanmamalıymışız sonlanmamalıymışsınız sonlanmamalıymışlar
şart sonlanmamalıysam sonlanmamalıysan sonlanmamalıysa sonlanmamalıysak sonlanmamalıysanız sonlanmamalıysalar
sonlanmamalılarsa
emir basit sonlanma sonlanmasın sonlanmayın
sonlanmayınız
sonlanmasınlar
hikâye
rivayet
şart

Kaynakça

[düzenle]