quit
Görünüm
İngilizce
[düzenle]Farklı yazılışlar
[düzenle]- quight (eskimiş)
Söyleniş
[düzenle](ABD) (dosya)
Köken 1
[düzenle]Orta İngilizce quiten sözcüğünden devralındı, quyten sözcüğünden, Anglo-Normanca quitter, Eski Fransızca quitter sözcüğünden, quitte sözcüğünden, Latince quietus sözcüğünden.
Ön ad
[düzenle]quit (karşılaştırılamaz)
- yükümlülük, ceza veya benzeri sıkıntılı bir durumdan kurtulmuş
- With mounting anger the King denounced the pair, both father and son, and was about to condemn them to death when his strength gave out. Faint and trembling he was unable to walk and the sword fell from his hands as he murmured: 'May the Protector of the Buddhist Faith grant me but seven more days grace of life to be quit of this disloyal couple, father and son'.— Claude de Bèze, 1990, 1688 revolution in Siam: the memoir of Father de Bèze, s.j, s. 153
Türetilmiş kavramlar
[düzenle]Eylem
[düzenle]quit (üçüncü tekil kişi geniş zaman quits, şimdiki zaman quitting, geçmiş zaman ve yakın geçmiş zaman quit veya quitted)
- (geçişli) bir yerden ayrılmak, çıkmak
- ... to cause the tenants to quit and give the plaintiff possession of the cottages, &c., ...— Great Britain. Courts, 1865, Reports of Cases Argued and Determined in the English Courts of Common Law: With Tables of the Cases and Principal Matters, s. 635
- The lions, if they left not the forest, would capture no prey; and the arrow, if it quitted not the bow, would not strike the mark.— 1912, The Thousand and One Nights
- At Malta the chief engineer of the ship, who always had been a good friend of mine, urged me to quit the sea; "otherwise," he said, "if you stay too long, you may, like myself, be condemned to wander about the world all your life and see your home only occasionally."— Chas. S. Lake, 1943, “Some C.M.Es. I Have Known: IV—H. A. Ivatt”, Railway Magazine, s. 32
- (geçişli) (birisini veya bir şeyi) sıkıntılı bir durumdan kurtarmak; rahatlatmak, özgürleştirmek
- To quit you (...) of this fear, (...)you have already lookt Death in the face; what have you found so terrible in it?— William Wake, 1688, Preparation for Death
- (geçişli) yükümlülük, ceza vb. sıkıntılı durumdan azat etmek
- God will relent, and quit thee all his debt;— John Milton, Samson Agonistes, s. 36
- (geçişli) bir şeyi yapmaktan caymak
- (geçişli, geçişsiz) istifa etmek
- (geçişli, geçişsiz) (bir aktiviteyi, bağımlılığı, hobiyi vb.) bırakmak [+ gerund çekimi; veya + mastar çekimi]
- (geçişli, bilişim) (bir uygulamayı) kapatmak, çıkmak
- (geçişli, eskimiş) ödemek (kira, ceza vb.)
- Edmund, enkindle all the sparkes of Nature
To quit this horrid acte.— William Shakespeare, 1605
- (dönüşlü, eskimiş) belli bir şekilde davranmak
- (geçişli, eskimiş) sonuna kadar gitmek
- Never worthy prince a day did quit
With greater hazard and with more renown.— Samuel Daniel, 1595-1609, Civil Wars
- (geçişli, eskimiş) geri ödemek, karşılığını vermek
- Forgive me, Rogero: 'tis my fate
To love thy friend and quit thy love with hate.— John Marston; William Barksted, 1613, The Insatiate Countess
Köken 2
[düzenle]Ad
[düzenle]quit (çoğulu quits)
- (kuşlar) Bu tanımın Türkçe çevirisi şimdilik Vikisözlük'te eksik hâldedir. Lütfen eklenmesine yardımcı olun ve sonrasında
{{tanımisteniyor}}şablonunu kaldırın.
Kategoriler:
- İngilizce ses dosyaları olan sözcükler
- Orta İngilizce kökenli İngilizce sözcükler
- Orta İngilizceden devralınan İngilizce sözcükler
- Anglo-Normanca kökenli İngilizce sözcükler
- Eski Fransızca kökenli İngilizce sözcükler
- Latince kökenli İngilizce sözcükler
- İngilizce sözcükler
- İngilizce ön adlar
- İngilizce karşılaştırılamayan ön adlar
- İngilizce kitaptan tanıklıklar
- İngilizce eylemler
- İngilizce geçişli eylemler
- İngilizce gazeteden tanıklıklar
- İngilizce geçişsiz eylemler
- İngilizcede bilişim
- İngilizce eskimiş anlamlı sözcükler
- İngilizce dönüşlü eylemler
- İngilizce adlar
- İngilizce sayılabilen adlar
- İngilizcede kuşlar