karanfil
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: ka‧ran‧fil
Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]karanfil (belirtme hâli karanfili, çoğulu karanfiller)



- (karanfilgiller) ikiçenekliler sınıfının, karanfilgiller familyasından; karşılıklı ensiz sivri yapraklı, düğüm düğüm ince saplı, 300 kadar çeşidi bulunan, yaprakları pembe, beyaz veya kırmızı olan, hoş kokulu, otsu bir süs bitkisi, (Dianthus caryophyllus).
- (mersingiller) Mersingillerden, Molük Adaları'nda, Filipinler'de ve Hindistan'da yetişen ve yaprakları sürekli yeşil kalan bir ağaç (Caryophyllus aromaticus).
- (baharatlar) Bu ağacın karanfil yağı elde edilen ve baharat olarak kullanılan, ağız kokusunu gideren, acımsı, koyu renkli, küçük çivi biçimindeki tomurcuğu.
- "Yengemin verdiği karanfili dişlerimle ezip emerek odaya giriyorum." - Yusuf Ziya Ortaç
- (denizcilik) üzerine bir şey bağlamak veya asmak için iki yer arasına girilen halat
- (denizcilik) matafora cundaları arasına girilen ve üzerine can halatlarının bağlandığı halat
- (moda, erkek) Yanlarından yukarıya sivrilmiş bıyık türü.
- Bıyık çeşitleri ise şöyle; 18-20 yaşlarında delikanlılarda bıyıklar belirti halinde olunca terlemiş, biraz kalınca ve dudaklara kadar uzun olanına kaytan, kalın ve dudak sınırrarını biraz geçmiş olanına pırasa, dudaklarının üzerinde kaba biçimde duranına pos, enli ve hem uzun hem de kalınına pala, üstü dar altı genişlere yastık, kısalara kelebek, yandan yukarıya doğru uçları sivrilmiş olanlara karanfil, dudaklarırının ucunda kıvrılmışlara vav, bunun 90 derecelik tam tersine Vilhemkâri bıyık denir.— Hacer YILDIRIM, 1996, “Osmanlı'dan Bugüne Bıyık Macerası”, Öküz, 31. sayı, s. 4
Çekimleme
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]Türk Dil Kurumuna göre "karanfil" maddesi
Ek okumalar
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]çeviriler
Gagavuzca
[düzenle]Ad
[düzenle]karanfil
- karanfil
Köken
[düzenle]- Arapça qaranfil
Kaynakça
[düzenle]- Etymological Dictionaries - Andras Rajki