İçeriğe atla

kapaklanmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

kapaklanmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi kapaklanır)

Kadın, yere kapaklanıyor (1)
Kapaklanan bir tekne (2)
  1. Ayağı takılıp yüzüstü düşmek:
    • "Sofraya ağzı aşağı kapaklanmıştı." - Yaşar Kemal
  2. (denizcilik) Yelkenli teknenin güçlü rüzgâr veya ansızın gelen sağanak etkisiyle devrilmesi.

Kaynakça

[düzenle]

Türk Dil Kurumuna göre "kapaklanmak" maddesi

Çeviriler

[düzenle]