 |
Başka anlamlar veya farklı yazılışlar için bakınız: SAC, saç |
Anlamlar
- [1] yassı demir çelik ürünü
- [2] bu nesneden yapılmış dışbükey pişirme aracı
Eş anlamlılar
- [1] yassı demir
Örnekler
- [1] "Güneş toprağı yakmış, insanlar üzerinde kızgın saca basıyorlarmış gibi yürüyorlardı." - B. Yıldız
- [2] "Esmer, sacda pişirilmiş bir somun ekmeği, eliyle parçalayıp sofradakilerin önüne dağıttı."- N. Cumalı.
- [2] "Hamurlar yoğruldu, ince ekmekler açıldı, sacta pişirildi." - Fikret Otyam
Sözcük Birliktelikleri
- sacayağı, sacayak, sac böreği, sac ekmeği, sac kavurması, sac kebabı, çalkantı sacı
Türk Dilleri
{{fullurl:Şablon:{{{3}}}|action=edit}}
Çeviriler
{{fullurl:Şablon:{{{3}}}|action=edit}}
Anlamlar
- [1] bu üründen yapılan
Örnekler
- [1] "Yüksek bir kahve masası, üstünde minimini bir sac soba."- R. N. Güntekin.
- [1] "Sonra oturma odasındaki sac sobanın çıralarla tutuşturulduğunu, çıraların insanı ısıtıveren şekerli kokusu burnuna çarpınca anlamıştı." - Füruzan
Türk Dilleri
{{fullurl:Şablon:{{{3}}}|action=edit}}
Çeviriler
{{fullurl:Şablon:{{{3}}}|action=edit}}
Anlamlar
- [1] baş tüyleri
- [2] sığırcık kuşu
Anlamlar
- [1] inek, sığır
Kaynaklar
- KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.