işlemek
Vikisözlük sitesinden
[değiştir]
[değiştir]
Eylem
Eylem çekimi
| Zaman | Kişi | Çekimli Eylem |
|---|---|---|
| Belirli Geçmiş | ben | işledim |
| Belirsiz Geçmiş | ben | işlemişim |
| Geniş Zaman | ben | işlerim |
| sen | işlersin | |
| o | işler | |
| Şimdiki Zaman | ben | işliyorum |
| Gelecek Zaman | ben | işleyeceğim |
- IPA: ɪʃlɛmɛk
- [1] Bir nesneyi elle ya da bir araçla yeni bir duruma getirmek
- [2] Bir şeye elle güzelleştirici şeyler yapmak
- [3] Bir konuyu düşünsel çalışmayla derinleştirmek, geliştirmek.
- [4] İçine girmek, nüfuz etmek
- [5] (İşyeri) iyi iş yapmak, iyi para kazandırmak
- [6] (Kapı, yol) bir yere ulaşmak amacıyla geçmek
- [7] (Yara, çıban) kapanmamak, olgunlaşmak
- [8] (Trafik) gidip gelmek
- [9] bir yere kaydetmek
- [10] kötü ya da iyi bir şey yapmak
- [11] (zaman) geçmek
- [12] çalışmak
- [1] "Çelik altlıklı sağlam alüminyum taban plakası, metal işlemek için de idealdir."
- [2] "Anneannem başında beyaz tülbenti, dudaklarında mutlu bir tebessümle, güneş ışıklarının süzüldüğü pencerenin önündeki sedirde sürekli oya işlerdi."
- [3] "Çocuklar bugünkü dersimizde ışığın kırılması konusunu işleyeceğiz."
- [3] "Burada eksiklerimiz var, bu konuyu biraz daha işlemeliyiz."
- [4] "Soğuk içimize işledi."
- [4] "Yazarın kullandığı bu dil sanki içimize işliyor."
- [5] "Yeni açtığı manav dükkânı arı gibi işliyor."
- [6] "Ana yola açılan kapıdan işliyorduk."
- [7] "Aradan bir hafta geçmesine rağmen çıban hâlâ işliyordu."
- [8] "Otobüslerin işlediği caddede trafik her zaman yoğundur."
- [9] "Gelen ve giden belgeleri ilgili defterlere işlemek gerekir."
- [10] "Mahkeme, daha önce "cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak ve bu teşekkülü yönetmek" suçundan 6 yıl hapis cezasına çarptırılan kişinin cezasını 4 yıl 2 aya indirdi."
- [11] "Zaman hem lehimize hem de aleyhimize işliyor, iki ucu keskin bıçak misali..."
- [12] "Reformlar aksamadı, sistem tıkır tıkır işliyor."
- [12] "Türkiye'de işler biraz farklı işliyor."
- [1] (Eski Türkçe) iş kökünden türemiştir
- [1] yenilemek, üretmek, (tarla) sürmek
- [2] nakşetmek
- [3] ele almak, geliştirmek
- [4] nüfuz etmek
- [5] çalışmak, iş yapmak
- [6] kullanmak
- [7] olgunlaşmak
- [8] akmak, kullanmak
- [9] kaydetmek, aktarmak
- [10] yapmak
- [11] geçmek
- [12] çalışmak
- arı kovanı gibi işlemek
- cana işlemek
- [4] içine işlemek, (beynine, belleğine, yüreğine, hayatına) nakış nakış işlemek / nakış gibi işlemek
- [5] arı kovanı gibi işlemek
- [1] demiri işlemek, toprağı işlemek, deriyi işlemek, hammaddeyi işlemek
- [2] nakış işlemek, oya işlemek, sim işlemek
- [3] konuyu işlemek, metni işlemek
- [4] içine işlemek
- [5] arı kovanı gibi işlemek
- [6] kapıdan işlemek, bahçeden işlemek, ara yoldan işlemek
- [7] çıban gibi işlemek
- [8] caddeden işlemek, kapıdan işlemek, bahçeden işlemek
- [9] deftere işlemek, hesaba işlemek, listeye işlemek, haritaya işlemek
- [10] suç işlemek, cürüm işlemek, kanunun suç saydığı fiilleri işlemek, cinayet işlemek, günah işlemek, haram işlemek, sevap işlemek
- [11] süreç işliyor
- [12] sistem işliyor, mekanizma işliyor
- [1] işlem, işleyici, kendiişler
- [5] işlek
- [8] işlek
- [1] islemek
Kategoriler:
- Haftanın sözcüğü
- Türkçe sözcükler
- Eylem (Türkçe)
- Eylem
- Anlamı olan maddeler
- Örneği olan maddeler
- Kökeni olan maddeler
- Eski Türkçe kökenli sözcükler
- Eski Türkçe kökenli sözcükler (Türkçe)
- Eş anlamı olan maddeler
- Atasözüne bağlantısı olan maddeler
- Deyime bağlantısı olan maddeler
- Türk dillerine bağlantısı olan maddeler
- Diğer Dillere Çevrilmiş Maddeler