can
Vikisözlük sitesinden
(can't sayfasından yönlendirildi)
| Durum | Tekil | Çoğul |
|---|---|---|
| Yalın | can | canlar |
| Belirtme (-i) | canı | canları |
| Yönelme (-e) | cana | canlara |
| Bulunma (-de) | canda | canlarda |
| Çıkma (-den) | candan | canlardan |
| Tamlayan | canın | canların |
Konu başlıkları |
[değiştir]
[değiştir]
Ad
- [1] insan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık
- [2] yaşam, hayat
- [3] güç, dirilik
- [4] kişi, birey
- [5] insanın kendi varlığı, özü
- [6] gönül
- [7] Bektaşilik ve Mevlevilikte tarikat kardeşi
- [8] çok içten, sevimli, sevilen, şirin
- [9] (ünlem) Yakınlık duygusu belirten bir seslenme sözü
- [2] "Bir kedi yavrusunu kurtarmak için ipe sarılıp kuyuya iner, canımı tehlikeye koyardım."- R. N. Güntekin.
- [3] "Her şeyde bu mevsime mahsus bir can, bir dirilik kendini gösteriyordu."- M.Ş.Esendal.
- [4] "Benimle beraber dört canız ."- F. R. Atay.
- [5] "Sağa sola kaçıştık da, canımızı dar kurtardık."- N. Hikmet.
- [6] "Çirkin bana kurban, ben de güzele / Can sever güzeli, maldan ziyade"- Karacaoğlan.
- [8] "Alphonse Daudet ilk gençliğimin can yazarlarından biri idi."- T. Buğra.
- [9] "Canlar! Açık olsun bahtınız."- E. B. Koryürek.
- Adam adama yük değil, can gövdeye mülk değil
- Can boğazdan gelir
- Can bostanda bitmez
- Can candan şirindir
- Can canın yoldaşıdır
- Can ciğerden tatlı
- Can cümleden aziz
- Can boğazdan gelir
- Can cümleden azizdir
- Can çıkmayınca huy çıkmaz
- Canı acıyan eşek,atı geçer
- Canı kaymak isteyen,mandayı yanında taşır
- Azrail’e bir can borcu olmak
- Azraile bir can borcu olmak
- can atmak
- can ciğer
- can kulağı ile dinlemek
- daha iyisi can sağlığı
- seninki can da benimki patlıcan mı?
- canla başla çalışmak
- Türk Dil Kurumu: "can"
- Sözlerin Soyağacı: can
|
[değiştir]
[değiştir]
Ad
- [1] can
- [1] (Farsça) djan
[değiştir]
[değiştir]
Ad
- [1] can
[değiştir]
[değiştir]
Ad
- [1] (köpekgiller, memeli, evcil hayvan) köpek
[değiştir]
[değiştir]
Yardımcı eylem
can (geçmiş zaman: could, olumsuz: can not,cannot veya can't)
- [1] bir şeyi yapabilmek, yapmaya gücü, yeteneği veya imkanı olmak.
- [2] bir şeyi yapmaya hakkı veya yetkisi, izni olmak.
- [3] birisinden bir şey yapmasını isterken kullanılır. -ebilir misin.
- [1] They can run fast.
- [1] I could hear footsteps.
- [2] You can use the phone.
- [3] Can you open the window?
- [3] may
[değiştir]
[değiştir]
Ad
- [1] köpek
[değiştir]
[değiştir]
Ad
- [1] can
Kategoriler:
- Türkçe sözcükler
- Ad (Türkçe)
- Ad
- Anlamı olan maddeler
- Ünlem
- Ünlem (Türkçe)
- Örneği olan maddeler
- Kökeni olan maddeler
- Farsça kökenli sözcükler
- Farsça kökenli sözcükler (Türkçe)
- Atasözüne bağlantısı olan maddeler
- Deyime bağlantısı olan maddeler
- Kaynak Verilmiş Maddeler
- Türk dillerine bağlantısı olan maddeler
- Diğer Dillere Çevrilmiş Maddeler
- Gagavuzca sözcükler
- Ad (Gagavuzca)
- Farsça kökenli sözcükler (Gagavuzca)
- Azerice sözcükler
- Ad (Azerice)
- Galiçyaca sözcükler
- Ad (Galiçyaca)
- Köpekgiller
- Köpekgiller (Galiçyaca)
- Memeli
- Memeli (Galiçyaca)
- Evcil hayvan
- Evcil hayvan (Galiçyaca)
- İngilizce sözcükler
- Yardımcı eylem (İngilizce)
- Yardımcı eylem
- Eş anlamı olan maddeler
- Oksitanca sözcükler
- Ad (Oksitanca)
- Tatarca sözcükler
- Ad (Tatarca)