beslemek
Vikisözlük sitesinden
Konu başlıkları |
[değiştir]
[değiştir]
Eylem
- [1] Bezemek, süslemek, giyindirmek
- [2] Yetiştirmek, bakmak.
[değiştir]
[değiştir]
Eylem
(-i) beslemek
- [1] Yiyecek ve içeceğini sağlamak.
- [2] Yedirmek.
- [3] Semirtmek.
- [4] Eklemek, katmak, çoğaltmak.
- [5] Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek.
- [6] Yetiştirmek.
- [7] (mecaz) Bir duyguyu gönülde yaşatmak.
- [8] (mecaz) Maddi yardım yapmak, desteklemek.
- [1] "Okulun artıklarıyla otuz kişiden fazla insan besliyorduk."- H. E. Adıvar.
- [2] "Pembe ekmekler kızartacak, üstlerine tereyağı, reçel, havyar sürecek, onu eliyle besleyecekti."- H. E. Adıvar.
- [4] "Ateş zayıfladıkça besliyor, ateşe gömdükleri mısırlar piştikçe misafirin eline tutuşturuyorlardı."- N. Cumalı.
- [5] "Bacaklarımızın altını iki sabun çuvalı ve atların yem torbalarıyla besleyerek sırtüstü yattık."- R. N. Güntekin.
- [6] "Herkes kanarya, kedi, köpek beslemez ya!"- H. Taner.
- [7] "Uzun müddetten beri şiddetle beslediği bir histi."- Y. K. Beyatlı.
- [8] "Yabancı şer güçlerin beslediği terör örgütleri kalleşçe saldırılar yapıyor."