baba
Vikisözlük sitesinden
Konu başlıkları |
[değiştir] Çağatayca
[değiştir]
Ad
Anlamlar:
[değiştir] Türkçe
[değiştir]
Ad
|
|
||
| Durum | Tekil | Çoğul |
|---|---|---|
| Yalın | baba | babalar |
| Belirtme (-i) | babayı | babaları |
| Yönelme (-e) | babaya | babalara |
| Bulunma (-de) | babada | babalarda |
| Çıkma (-den) | babadan | babalardan |
| Tamlayan | babanın | babaların |
Yazılışlar:
- [1] بابا
Anlamlar:
- [1] (akrabalık) Bir kişinin dünyaya gelmesine sebep olan er kişi.
- [2] (denizcilik) Gemi veya iskelede Halatları bağlamak için güverte üzerinde konulmuş silindir şeklindeki yuvarlak başlı, iri dökme demir, ağaç veya beton dikme.
- [3] Ata, ecdad (Rumelide kullanılan Kayı Türkçesinde)
- [4] Çocuğu olmuş erkek.
- [5] (eskimiş) Tarikatlarda tekke büyüğü.
- [6] (eskimiş) Tekke büyüklerine verilen unvan.
- [7] (mecaz) Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti gibi kirli ve gizli işler yapan çetenin başı.
- [8] (mecaz) Yaratıcı, kurucu kimse.
- [9] Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme.
- [10] Çatı merteki.
- [11] Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse.
- [12] Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse.
- [13] Koruyucu, velinimet.
- [14] Saygı ifadesi olarak yaşlılara verilen unvan.
- [15] Zencilerde görülen saraya benzer bir hastalık.
Örnekler:
- "Türk babanın ve Türk ananın çocuğu Türktür." - Anayasa.
- "Asya'daki babalarımızdan miras kalan millî şiirimizin manzum şekillerinde..." - Y. K. Beyatlı.
- Anayın atanın (babanın) hakkı için yap
Köken:
- [1] (Türkçe)
- [1] (Sanskritçe) Baba sanskritçe kökenli bir kelimedir. Türkler Hindistan üzerinden Anadoluya gelirken saygı anlamlı "hiç bir şeye ihtiyacı olmayan" kişi anlamına tasavvuf kanalıyla getirmişlerdir. Bu fikrin patent hakkı Yapısal Dilci Kaymakam Eyüp Sabri Kartal'a ait olup kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Sözcük Birliktelikleri:
- Baba Oruç, Gül Baba, Haçkalı Baba, Somuncu Baba, Gani Baba, Şam Baba, Arap Baba, Mimi Baba, iskele babası, baba adam, babaanne, baba bucağı, babacan, baba evi, baba hindi, baba mirası, baba nasihati, baba ocağı, baba tatlısı, baba yadigârı, babayiğit, baba yurdu, Âdem baba, ağababa, ana baba, ballıbaba, büyük baba, dedebaba, devlet baba, efendibaba, kayın baba, Noel baba, paşa baba, üvey baba,
Türetilmiş Kavramlar:
Atasözleri:
- Baba oğluna bir bağ bağışlamış, oğul babaya bir salkım üzüm vermemiş
- Baba ekmeği zindan ekmeği,koca ekmeği meydan ekmeği
- Baba koruk yer,oğlunun dişi kamaşır
- Babadan mal kalır,kemal kalmaz
- Babaya dayanma,karıya güvenme
Deyimler:
- babadan babaya, babadan oğula, baba değil, tırabzan babası, babam!, babamın adı Hıdır, elimden gelen budur, ustamın adı Hıdır, elimden gelen budur, babam sağ olsun, babana rahmet, baba olmak, babasına çekmek, babasına rahmet okumak, babasının hayrına, babasının kızı, babasının oğlu, babasının çiftliği
Çeviriler :
Çeviriler
Türk Dilleri :
Çeviriler
|
[değiştir] Azerice
[değiştir]
Ad
Anlamlar:
- [1] dede
[değiştir] Boşnakça
[değiştir]
Ad
Anlamlar:
- [1] büyükanne
- [2] nine
- [3] haminne
- [4] yaşlı kadın
Eş Anlamlılar:
- [1] nena
[değiştir] Fransızca
[değiştir]
Ad
Anlamlar:
[değiştir] Hausa
[değiştir]
Ad
Anlamlar:
- [1] baba
[değiştir] Hırvatça
[değiştir]
Ad
Anlamlar: baba d. Şablon:s (ç.: babe)
- [1] büyükanne
- [2] nine
- [3] haminne
- [4] yaşlı kadın
[değiştir] İngilizce
[değiştir] İsim
(Bu bölümde tercüme çalışması vardır.)
- A kind of sponge cake soaked in rum-flavoured syrup.
- A grandmother.
- 1993, Karen Dubinsky, Improper Advances: Rape and Heterosexual Conflict in Ontario, 1880-1929, University of Chicago Press
- My baba, Ksenia Dubinsky, tells me that my education makes her proud.
- 2001, Brattleboro Remembers, edited by the Brattleboro [Vermont] Historical Society, Arcadia Publishing
- I walked first for my grandmother, and my mother was sorry she had missed my first steps. My Baba was so proud, my mother later told me.
- 2004: A Woman's Europe: True Stories, edited by MaryBeth Bond
- As we made eye contact, I slowly began to wonder if she was Baba. I did not know my grandmother though I'd spoken with her several times on the telephone;
- 1993, Karen Dubinsky, Improper Advances: Rape and Heterosexual Conflict in Ontario, 1880-1929, University of Chicago Press
- An old woman, especially a traditional old woman from an eastern European culture.
- 1914, Russell Sage Foundation, Wage-earning Pittsburgh
- Only two women, typical "babas" (peasant women) in the house from which I got my quilt and bedcloth, could be coaxed to pose;
- 1986, Janice Kulyk Keefer, The Paris-Napoli Express
- Laura hadn't known that anyone's mother could look like that, like the babas you sometimes saw downtown, bandaged in kerchiefs and aprons, sitting toothless in stockinged feet on small verandahs, peeling potatoes or beets or just shaking their heads and grimacing.
- 2003, Food Tourism Around The World: Development, Management and Markets, edited by Colin Michael Hall and Liz Sharples
- According to some, new volunteers are becoming more difficult to recruit and there are dark suggestions that 'money is being made on the backs of the babas', the dedicated, but ageing ladies who still spend countless hours of their time preparing foodstuffs for the occasion.
- 1914, Russell Sage Foundation, Wage-earning Pittsburgh
- A father
- 1849, Edward Bulwer Lytton, The Caxtons
- The first time I signed my exercise I wrote "Pisistratus Caxton" in my best round-hand. "And dey call your baba a scholar!" said the Doctor, contemptuously.
- 1998, Mulan (movie)
- "The greatest gift and honor is having you for a daughter. I've missed you so." "I've missed you too, baba."
- 2002, Bend It Like Beckham (movie)
- Okay. Okay. Fine, baba. Let's just do it before something else goes wrong.
- 2003, House of Sand and Fog (movie)
- "Do not be disrespectful, son. Look at me." "Baba, were you a Savaki?"
- 1849, Edward Bulwer Lytton, The Caxtons
- Şablon:context A holy man, a spiritual leader
- 1995, Hugh J.M. Johnston and Tara Singh Bains, The Four Quarters of the Night: The Life-Journey of an Emigrant Sikh
- While I was in Port Alberni, three babas came to Canada to raise money ...
- 2004, Andrew Robinson, Satyajit Ray: The Inner Eye: The Biography of a Master Film-Maker
- But according to Ray, 'all the babas my uncle knew were genuine. None of them was exposed. They were fairly humble people, not show-offs like the Maharishi ...
- 2006, Suraiya Faroqhi, Subjects Of The Sultan: Culture And Daily Life In The Ottoman Empire
- Most babas had little contact with written culture and are not therefore named in books and treatises.
- 1995, Hugh J.M. Johnston and Tara Singh Bains, The Four Quarters of the Night: The Life-Journey of an Emigrant Sikh
- A baby, child
- 1876, Sir George Otto Trevelyan, The Life and Letters of Lord Macaulay
- That is to say, if I do not take care, I shall go on calling my darling 'Baba' till she is as old as her mamma, and has a dozen Babas of her own.
- 1904, Rudyard Kipling, Traffics and Discoveries
- For my child is dead--my baba is dead!
- 1876, Sir George Otto Trevelyan, The Life and Letters of Lord Macaulay
- In baby talk, often used for a variety of words beginning with "b", such as "bottle" or "blanket"
- 2004, House (TV, episode 1.14)
- Oh, it's storytime! Let me get my baba.
- 2004, House (TV, episode 1.14)
[değiştir] Bağlantılı Kelimeler
[değiştir] İspanyolca
[değiştir]
Ad
Anlamlar:
- [1] saçma sapan söz, salya, sümük
Köken:
- [1] Varsayımsal Latince kelimeden *baba.
[değiştir] Japonca
[değiştir]
Ad
Anlamlar:
Anlamlar:
- [1] 婆: yaşlı kadın; oyun kartlarında Joker.
- [2] 祖母: büyükanne
- [3] 馬場: binicilik yeri
- [4] 糞, 屎: atık, dışkı
[değiştir] Kırım Tatarca
[değiştir]
Ad
Anlamlar:
- [1] baba
[değiştir] Savahilice
[değiştir]
Ad
Anlamlar:
- [1] baba
[değiştir] Sırpça
[değiştir]
Ad
Anlamlar:
- [1] büyükanne
- [2] nine
- [3] haminne
- [4]yaşlı kadın
Kiril Alfabesi: баба
[değiştir] Tagalogca
[değiştir]
Ad
Anlamlar:
- [1] çene
[değiştir] Tatarca
[değiştir]
Ad
Anlamlar:
- [1] dede
Kaynaklar :
- KÚNOS, Dr IGNAZ (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük.. Budapest: Section Orientale de la Société Ethnographique Tongroise.
Sayfa kategorileri: Çağatayca sözcükler | Ad (Çağatayca) | Ad | Haftanın Sözcüğü | Türkçe sözcükler | Ad (Türkçe) | Akrabalık | Akrabalık (Türkçe) | Denizcilik | Denizcilik (Türkçe) | Eskimiş | Eskimiş (Türkçe) | Mecaz | Mecaz (Türkçe) | Türkçe kökenli sözcükler | Türkçe kökenli sözcükler (Türkçe) | Sanskritçe kökenli sözcükler | Sanskritçe kökenli sözcükler (Türkçe) | Diğer Dillere Çevrilmiş Maddeler | Şablonlar | Türk Dillerine Bağlantılı Maddeler | Azerice sözcükler | Ad (Azerice) | Boşnakça sözcükler | Ad (Boşnakça) | Fransızca sözcükler | Ad (Fransızca) | Hausa sözcükler | Ad (Hausa) | Hırvatça sözcükler | Ad (Hırvatça) | İngilizce sözcükler | İspanyolca sözcükler | Ad (İspanyolca) | Japonca sözcükler | Ad (Japonca) | Kırım Tatarca sözcükler | Ad (Kırım Tatarca) | Savahilice sözcükler | Ad (Savahilice) | Sırpça sözcükler | Ad (Sırpça) | Tagalogca sözcükler | Ad (Tagalogca) | Tatarca sözcükler | Ad (Tatarca)

