 |
Başka anlamlar veya farklı yazılışlar için bakınız: acemî |
Anlamlar
- [1] işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, işi beceremeyen
- [2] işinde, mesleğinde yeni olan
Köken
- [1] (Arapça) ?acemi [nsb.] < ?acem Arapça bilmeyen, barbar, İranlı < #?cm ??? [msd. ?acm] ağzında geveleme, çiğneme
Eş anlamlılar
- [1] toy, bilgisiz
- [2] tecrübesiz
Karşıt anlamlılar
- [1] deneyimli
- [2] usta, kıdemli
Örnekler
- [1] Polis tramvaya yol vermeli, kozunu acemi şoförle paylaşmalı idi. (H. Taner)
Atasözleri
{{fullurl:Şablon:{{{3}}}|action=edit}}
Sözcük Birliktelikleri
- [1] acemi ağası, acemi çaylak, acemi er, acemi ocağı, acemi oğlanı
Kaynaklar
Türk Dilleri
{{fullurl:Şablon:{{{3}}}|action=edit}}
Çeviriler
{{fullurl:Şablon:{{{3}}}|action=edit}}
Anlamlar
- [1] (tarih) saraya yeni alınmış cariye
Örnekler
- [1] Anlaşılan sen İstanbul'un acemisi olmalısın. - O. C. Kaygılı